|
|
|

Lübnan denilince bütün dünyada akla ilk gelen yemek olur. Gerçekten
de dünyanın bir çok yerinde bulunan Lübnan lokantaları, başta
bu mutfağı bilenler tarafından olmak üzere, hemen herkes tarafından
tercih edilir.
Lübnan mutfağının en güzel örneklerini de Beyrut'ta bulma şansınız
var.
Mutfağın en büyük özelliği mezelerinde. Lübnanlılar, 100'den
fazla mezelerinin olduğunu söylüyor. Bunlar arasında bizim de
bildiğimiz mezeler de var tabii ki. Başta humus geliyor. Ardından
"babaganuş" yani patlıcan ezme. Ama bunun tahinlisini,
yoğurtlusunu ve daha bir çok çeşidi yapılıyor. Ayrıca ince kıyılan
maydanoz, bulgur, soğan ve domatesle yapılan "tebbula",
bildiğimiz içli köfte, turşu, sonra yaprak dolması. İçine ekşilik
vermesi için bizde fazla kullanılmayan "sumak" konuluyor.
Ama bir Lübnan lokantasına gittiğiniz zaman nelerle karşılaşağınızı
yazarsam mutfağı daha iyi anlatmış olurum. Lokantaya ayak basar
basmaz, yerinizi oturduğunuz zaman hemen masaya sipariş vermeden
bir tabak fındık, fıstık gibi kuruyemiş bulunan tabak geliyor.
Siz siparişi verirken mezeler tepsiyle önünüze geliyor. Zaten
en az 10-15 meze bildiğimiz. Yaprak sarmaları, ezmeleri hepimiz
biliriz.
Ama
mezelerle birlikte gelen bir salata var ki anlatmadan geçilmez.
Genellikle lokantaların hemen hepsinde aynı uygulama var.
İki kişiyseniz size geniş bir tepsi içinde, kişi başına ortasından
bölümmüş bir marul, bir demet maydonoz, 6-7 adet soyulmuş salatalık,
havuçlar, dağda yetişen doğal domatesler- Ama her biri neredeyse
yarım kilo gelen dev gibi- ve turplar. Bunlar meze yanında gelen
yağlanmamış, limonlanmamış saf salata malzemesi. Siz bunları
mezelerle birlikte yemeğe başladığınızda daha doyuyorsunuz.
Ama bir Lübnanlı için bunlar daha başlangıç. Özel ekmeklerle,
humusu, babaganuşu, içli köfteyi bitirirken bir yandan da ana
yemek siparişi veriliyor. Asıl iş buna dayanabilmekte.
Genellikle bizim adana ya da Urfa diye bildiğimiz kebap burada
"köfte kebap" olarak biliniyor. Ayrıca şiş etten yapılan
kebap da var. Geniş bir sahan içinde, küçük lahmacunlu, bulgur
pilavlı, yeşillikli kebap tabağı da gelince yemeğe çalışıyorsunuz.
Daha bitmiyor aslında...
Bir de tatlı faslı var. Bu da bizim kaymaklı yapılan ve içine
bal, ceviz ,fıstık, muz konulan tatlılarımız gibi. Ama farkı,
kaymak yerine kullanılan çeşni çok hafif, ismi de "Aşta".
Bizim kaymağa hiç benzemiyor. Hiç de ağır değil. Rahatlıkla
yiyebiliyorsunuz.
Geleneksel Lübnan mutfağını tadabileceğiniz bir çok yer var.
Ama vaktiniz varsa biraz da para harcayayım diyorsanız, şehrin
kaliteli semtlerinden olan Kaslik semtinde bulunan George Farah'ın
lokantasına gidin. Yemekler leziz ve birbirinden kaliteli. Özel
lahmacunları, mezeleri, etli pideleri, kebapları gerçekten leziz...
Beyrut'ta
bu tadı bulabileceğiniz özellikle bir çok lokanta yer alıyor.
Hemen her lokanta da, deniz ürünleri ya da et ürünleri de olsa
mezelere yer veriyor. Sonra da kendi yemeklerini de getiriyor.
|
BEYRUT'TA
EN İYİ LÜBNAN YEMEKLERİ BULUNAN LOKANTALAR
MHANNA: Geleneksel Lübnan
Mutfağı'nın hemen her çeşit meze ve et yemeği bulabileceğiniz
lokantalardan biri. Beyrut'ta Jal El Dib'de ve Bekaa Vadisi'nde
Zahle'de şubeleri var. En büyük özelliği yeek bittikten
sonra meyve ve tatlıların başka masada servis yapılması.
BURJ AL HAMMAM: Bir başka
lezzet durağı. En iyi yemekler burada da. Keyifli servis.
Yemek aralarında nargile, mırra ne isterseniz var.
SULTAN İBRAHİM: Adını Türkiye'deki
barbunya balığının Lübnan'daki söylenişi olan "Sultan
ibrahim"den alan lokanta, balık lokantası. Ama burada
da her türlü Lübnan mezesi yer alıyor. beyrut içinde Aşrafiye'de,
Jal Al Dib'de de şubeleri var.
LE
PECHE:
Beyrut'un dışında Junie bölgesinde.Deniz kenarında bulunan
lokanta hem manzarasıyla hem yemekleriyle çok iyi. Balıkları
lokantaya girip önce kendiniz seçiyorsunuz. Sonra da mezelerle
birlikte roka salatası ile tadına bakıyorsunuz. Lübnan'da
balıklar, yağda iyice kızartılıp bir tepsi içinde masaya
getiriliyor. Üzerine isteyenler tahinli sosu döküp yiyorlar.
Bu restoranda, her türlü deniz ürünü, hatta Japonlar'ın
suşilerini bile bulabilirsiniz. Fiyatı pahalı ama değer.
|
BAŞKA
NE YİYEBİLİRSİNİZ!
Aklınıza gelebilir. Beyrut'ta başka ne yiyebilirim diye. Bu
soru bence hiç gelmesin. Çünkü Beyrut, bir batı ülkesinden farksız.
Şehirde iki tane hard rock Cafe olduğunu söylersek şaşırmayın.
Bu özellik hemen hemen hiçbir batı ülkesinde bile yok.
Ayrıca
fast food sevenler için de alternatif çok. Özellikle deniz ürünlerini
severseniz, Beyrut'un bir çok yerinde şubeleri bulunan "Shirimpy"
lokantalar zincirini mutlaka deneyin. Burasının özelliği Türkiye'de
balık lokantalarında bile zor bulabileceğiniz kalamarı, fileto
balık kızartmalarını size fast food olarak, hem de özel soslarıyla
sunuyor. Kapasitenize göre, standart bir Sea Food Basket'te
2 parça fileto balık, 6 adet karides kızartması, patates tava
ve içecek yer alıyor. Bu menöyü de, yaklaşık 6 Dolar'a alabiliyorsunuz.
Hem de fiyatına değecek lezzette.Beyrut'ta
birbirinden kaliteli Fransız lokantaları, bistro tarzı cafeler,
Uzakdoğu mutfağı kısacası aklınıza gelebilecek hemen her türlü
yiyeceği bulma şansınız var.
CANINIZ
TATLI İSTEDİYSE SEA SWEET...
Beyrut'un amur işi tatlıları da çok ünlü. Özellikle kaymak yerine
tatlılara konulan özel peynir, ağır olmayan bir lezzet yaratmış.
Bunun için en ideal yer, Kaslik'te ve şehirde şubesi bulunan
Sea Sweet pastanesi.
Burayı
mutlaka bulun. Keşfedin. Tatlılarının tadına bakın. Özellikle
sabahları yapılan ve öğlene kadar biten bizim künefe diye yediğimiz
tatlının türünü bulun. Çünkü bu tatlıyı beyrutlular, sabahları
sandvic ekmeği içine koyuyor, üstüne de gülsuyu döküp yiyor...
Künefe,
Türkiye başta olmak üzere bir çok Arap ülkesinde de bulunabilen
bir tatlı. Ancak Beyrut künefesinin tadı ve özelliği bir başka.
Öncelikle bütün ülkelerde tepsi içinde satılan künefe tatlısı
burada genellikle ve de sadece sabahları bulunabiliyor. Evet
yanlış okumadınız Beyrut'ta insanlar künefe tatlısını sadece
sabahları yiyor. Hem de inanılmaz bir şekilde.
Beyrut'ta
künefe konusunda tek diyebileceğimiz yerlerden olan Sea Sweet
Pastahane zincirlerinin şubelerine künefe almaya gittiğinizde,
karşınıza söyle bir manzara çıkıyor.
HAMBURGER
EKMEĞİ İÇİNDE KÜNEFE!
İçeri
giriyorsunuz. Pastanenin uygun bir yerinde tepsinin başında
hijyen kurallarına uygun servis görevlilerini görüyorsunuz.
Bir kaç kişi tepsinin başında duruyor. İlk kez görünce şaşırıyorsunuz.
Bu insanlar ne yapıyor diye. Kasaya gidip künefe istediğinizi
söylüyorsunuz. Türkçe 'de olduğu gibi biraz değişik bir söyleniş
tarzıyla künefe, orada da künefe. Fişinizi alıyorsunuz. Tepsi
başındaki kıza veriyorsunuz.
Altında
kısık olarak ateşin yandığı tepsinin yanındaki kız elini yanda
bulunan torbanın içinde sokuyor. Bir hamburger ekmeği alıyor.
Şaşkınlıkla bakıyorsunuz. Bu ekmeğin künefe ile ne alakası var
diye kendi kendinize soruyorsunuz.
Kız,
ekmeğin ortasını açıyor. Bir eliyde de yanında bulunan kepçeyi
alıyor. Ekmeğin içine, yanında bulunan şerbet kovasına kepçeyi
daldırarak şerbeti koyuyor. "Ne oluyor. Durun bir dakika"
bile diyemeden şerbet ekmeğin içine boca ediliyor. Sonra da
kız eline spatulayı alıyor. Tepsinin içinde belli büyüklükte
bir dilim künefeyi kesiyor. Onu alıp ekmeğin içine koyuyor.
Sonra size uzatıyor.
Bunu
ilk kez gören Türkler ve batılılar tabii ki şok geçiriyor. Yemeklerden
sonra yediğimiz künefe burada sabah kahvaltısı niyetine yeniyor.
Hem de sandviç ekmeğinin içine konularak!!! Hem de içine bir
kepçe şerbet boca edilerek.
Ancak
ilginç olan, bir kepçe şerbet ekmeğin içine konulmasına rağmen,
bizde bir porsiyon herhangi bir tatlı yediğimde gördüğümüz,
hissettiğimiz ağırlığı burada hissetmiyorsunuz. Bitirdiğinizde
rahatsız olmuyorsunuz.
Evet
ben de bir iki kez şaşkınlık geçirdim ilk kez görünce. Ama her
sabah olmasa da ayda bir kez yemeden yapamıyorum bu nefis sabah
kahvaltısını!
Ancak
gittiğiniz lokantalarda zaten önünüze gelecek ama, mutlaka bir
de dağ domatesinin tadına bakın. Lübnan dağlarından hormonsuz
olarak yetişen bazılarının bir tanesi bile bir kiloya yaklaşan
özel domatesler gerçekten iştah açıcı.Ayrıca mangoları, ananasları,
pataya gibi meyveleri de rahatlıkla tadabilirsiniz.Yani
yemek yönünden Beyrut, ideal yerlerden biri. Parasına bakmazsanız
tabii ki.
DAĞ
DOMATESİ!
Ancak gittiğiniz lokantalarda zaten önünüze gelecek ama, mutlaka
bir de dağ domatesinin tadına bakın. Lübnan dağlarından hormonsuz
olarak yetişen bazılarının bir tanesi bile bir kiloya yaklaşan
özel domatesler gerçekten iştah açıcı.
Bu domatesleri, masaya yemek öncesi büyük salata tabağı içinde
getiriyorlar. Ama kişi başına yarım marul, birkaç salatalık,
havuç, turp düşen bir salata tabağı. Bu başlangıç olarak masaya
geliyor.
Domatesi her yerde olmasa bile bazı yerlerde, yuvarlak dilimler
halinde kesiyorlar. Tabağa dizdikten sonra, üstüne de, ezilmiş
sarımsak sürüyorlar. Başlangıç olarak bunu yiyorsunuz. Gerçekten
domatesin lezzeti sarımsakla birleşince ortaya çok güzel tad
çıkıyor.
Ayrıca
mangoları, ananasları, pataya gibi meyveleri de rahatlıkla tadabilirsiniz.
BARBIR:Beyrut'a
gidince mutlaka tadına bakmanız gereken bir başka yiyecek ise,
Hamra Caddesi'nin üst kısmındaki cadde de ve Hamra'dan şehir
merkezine Solidere dönerken cadde sonunda bulunan Barbır sandviçcisinde
satılan yiyecekler. Burası bildiğimiz sandviçcilerden hiç değil.
Bir
şubesinde oturarak bir şubesinde ise ayakta sandiç yiyorsunuz.
24 saat açık. Her zaman da önü dolu. Özelliği ne diyorsanız
söyleyeyim. En az 50 çeşit sandiç yapıyorlar. Bunlar arasında
karidesli, balıklı, çin tavuklu, beyinli, ciğerli, kebaplı,
sandiçler başı çekiyor.
Ayrıca Lübnan yemekleri de var. Bunları da özel kaplarında dışarı
da alabiliyorsunuz.
Burada
sandiç yemenin en büyük zevki, tertemiz dört ayrı vitrinde sizlere
sunulan çeşitler arasında seçim yapmak. En zor kısım bu. Aklınıza
gelen her türlü sandiç var.
Özelliği ise, sandviçe koyacağınız ürünü seçip parasını ödüyorsunuz.
Sonra da fişi görevlilere verince gerisi geliyor. Onlar önce
ekmeği mikrodalgada ısıtıyor. Sonra içine isteğe göre deniz
ürünü yiyorsanız mayonez sürüyor. Yoksa tavuklu ürünler için
sarımsak sürüyor. Üzerine seçtiğiniz ürünü koyup tost makinası
yerleştiriyor. Orada iyice ısınan ve kıvamına gelen ürün alınıp
bu kez içine, salatalık turşusu, mantar, mısır, salatalık gibi
yeşillikler ve ürünler konuyor.
Sonra
size veriliyor. Afiyetle ve parmaklarınızı yiyerek bitiriyorsunuz.
MUTLAKA
TADIN! Burada mutlaka, Filedelfiya denilen et ve tavukla
yapılan sandviçin tadına bakın. Yalnız biraz büyük bir sandviç
olarak yapılıyor ona göre. Ancak bu güne kadar bunu alıp da
bırakanı ya da yemeyeceğim diyene rastlamadım.
Gerçekten lezzet şöleni. Özellikle etle yapılan sandviç için
önceden hazırlanan etler, soğuk depodan çıkarılıyor. Özel ocak
üstündeki ızgarada et, mantar, soğan, ve biberle soya dökerek
sote ediliyor. Sonra da kıvamına gelince ateşten almaya yakın
üstüne bir dilim kaşar konulup eritiliyor.
Sandviç ekmeği ızgaraya konulup ısıtılıyor. İsterseniz ekmeğin
içine avakoda sürülüyor. Evet ezilmiş avakado. Sonra da içine
lezzet damlayan ızgaradan alınan bölüm konuluyor.Bunu
yemek ise ayrı zevk. Bugüne kadar bunu yemeyi reddedeni görmedim.
Lezzetini de beğenmeyen olmadı.
BREAKFAST
AND BREAKFAST YANİ, B2B.
Lübnan'dan
çıkan bir başka fast food zinciri de burası ve mutlaka bir gün
sabah, öğlen ya da akşam tadına bakılmalı. Buradaki ürün sayısı
da 150'ye yakın. Yani her gün yeseniz bile bıkmanız mümkün değil.
Neler mi var. Neler yok ki demek lazım.
Öncelikle Lübnan'a özgü pizza hamuru üstüne yapılan dağ kekikli,
ya da peynirli, karışık, sucuklu yani akla gelen hemen her şeyin
konulduğu "manakiş" dedikleri, unlu ürünler. Ayrıca
her türlü pizza, tavuklu sandviç (özellikle Picasso denilen
özel ürünleri), doğal meyve suları tadına bakılmalı.Burası
o kadar lezzetli ürünler sunuyor ki, Beyrut'a Türkiye'den gelip
en lüks otelde kalan, akşamları en lüks restoranlarda yemek
yiyen bazı Türk dostlar, sabah ve öğlen yemekleri için otelden
kendi araçlarıyla B2B'nin şehir içinde bulunan 7 şubesinden
birine gidiyordu.
Lübnan'dan
çıkan ve gelenekselle bilinen günümüz mutfağını harmanlayan
B2B, şimdi Suudi Arabistan, Kuveyt gibi ülkelerde şube üstüne
şube açıyor. Bütün ürünler de Türk damak tadına yakın.
GEORGE
FARAH... MUTLAKA GİDİLMELİ!
Mesleğe el arabasıyla yiecek satarak başlayan George Farah,
kendi adını taşıyan restoran zincirinde, Lübnan yemeklerinin
hemen her çeşidini en lezzetli ve en hızlı bir şekilde müşterilerine
sunuyor.
Burası
da mutlaka ziyaret edilmeli. Lübnan yemeklerini en uygun fiyata
en lezzetli burada yiyebilirsiniz.Beyrut'a Kaslik semtinde ve
Eşrefiye'de şubeleri var.
FELAFEL...
Beyrut'a
gelince tadına bakılacak lezzetlerden biri de tabii ki Felafel.
Arap ülkelerinin hemen hepsinde bulabileceğiniz en ucuz, en
doyuru bu ürün, bakla ezmesinin kızgın yağda kızartılmasından
ibaret.
Türkiye'de bilinen mücveri andıran bir tadı var. En lezzetli
felafeli Beyrut'ta Arax isimli büfe grubunun işlettiği yerlerde
yiyebilirsiniz. Bir çok yerde şubesi var.
Siparişi
verdiğinizde, üç tane kızarmış felafel, Türkiye'de bilinen saç
ekmeği biçimli ekmeğin içine konuluyor. Üstüne domates, salatalılık
turşuşu ve tahin ekleniyor. Yanında cola ya da ayranla yediğinizde
rahatlıkla doyurucu bir öğün oluyor.
En önemlisi de fiyatı çok ucuz. İçecekle birlikte 2 dolara karnınız
doyuyor.
Felafel
özellikle Mısır'da çok bilinen ve yenilen bir yemek çeşidi.
Mc Donald's larda, "Felafelli hamburger" bile var.
|