NEREYE GİDİLİR?
TAYLAND
BANGKOK
PATTAYA
 
DUBAİ
 
AMERİKA
ORLANDO
ARİZONA
 
SİNGAPUR
HİNDİSTAN
RİO
IRAK
SUUDİ ARABİSTAN
İLGİNÇ LİNKLER
MUTLULUK VERECEK
25 AYRINTI
ÖNERİLER
ÖLMEDEN ÖNCE SON SÖZLERİ NE OLDU?

 
 


 
NASILGİDİLİR? NEREDEKALINIR? NEYENİR? ALIŞVERİŞ İLGİNÇ YERLER FOTO GALERİ TELEFONLAR



Beyrut'ta moda çekimi Lübnan denilince bütün dünyada akla ilk gelen yemek olur. Gerçekten de dünyanın bir çok yerinde bulunan Lübnan lokantaları, başta bu mutfağı bilenler tarafından olmak üzere, hemen herkes tarafından tercih edilir.

Lübnan mutfağının en güzel örneklerini de Beyrut'ta bulma şansınız var.

Mutfağın en büyük özelliği mezelerinde. Lübnanlılar, 100'den fazla mezelerinin olduğunu söylüyor. Bunlar arasında bizim de bildiğimiz mezeler de var tabii ki. Başta humus geliyor. Ardından "babaganuş" yani patlıcan ezme. Ama bunun tahinlisini, yoğurtlusunu ve daha bir çok çeşidi yapılıyor. Ayrıca ince kıyılan maydanoz, bulgur, soğan ve domatesle yapılan "tebbula", bildiğimiz içli köfte, turşu, sonra yaprak dolması. İçine ekşilik vermesi için bizde fazla kullanılmayan "sumak" konuluyor.

Ama bir Lübnan lokantasına gittiğiniz zaman nelerle karşılaşağınızı yazarsam mutfağı daha iyi anlatmış olurum. Lokantaya ayak basar basmaz, yerinizi oturduğunuz zaman hemen masaya sipariş vermeden bir tabak fındık, fıstık gibi kuruyemiş bulunan tabak geliyor. Siz siparişi verirken mezeler tepsiyle önünüze geliyor. Zaten en az 10-15 meze bildiğimiz. Yaprak sarmaları, ezmeleri hepimiz biliriz.

Restoranda bir masaAma mezelerle birlikte gelen bir salata var ki anlatmadan geçilmez. Genellikle lokantaların hemen hepsinde aynı uygulama var.

İki kişiyseniz size geniş bir tepsi içinde, kişi başına ortasından bölümmüş bir marul, bir demet maydonoz, 6-7 adet soyulmuş salatalık, havuçlar, dağda yetişen doğal domatesler- Ama her biri neredeyse yarım kilo gelen dev gibi- ve turplar. Bunlar meze yanında gelen yağlanmamış, limonlanmamış saf salata malzemesi. Siz bunları mezelerle birlikte yemeğe başladığınızda daha doyuyorsunuz.

Ama bir Lübnanlı için bunlar daha başlangıç. Özel ekmeklerle, humusu, babaganuşu, içli köfteyi bitirirken bir yandan da ana yemek siparişi veriliyor. Asıl iş buna dayanabilmekte.

Genellikle bizim adana ya da Urfa diye bildiğimiz kebap burada "köfte kebap" olarak biliniyor. Ayrıca şiş etten yapılan kebap da var. Geniş bir sahan içinde, küçük lahmacunlu, bulgur pilavlı, yeşillikli kebap tabağı da gelince yemeğe çalışıyorsunuz.
Daha bitmiyor aslında...
Bir de tatlı faslı var. Bu da bizim kaymaklı yapılan ve içine bal, ceviz ,fıstık, muz konulan tatlılarımız gibi. Ama farkı, kaymak yerine kullanılan çeşni çok hafif, ismi de "Aşta". Bizim kaymağa hiç benzemiyor. Hiç de ağır değil. Rahatlıkla yiyebiliyorsunuz.

Geleneksel Lübnan mutfağını tadabileceğiniz bir çok yer var. Ama vaktiniz varsa biraz da para harcayayım diyorsanız, şehrin kaliteli semtlerinden olan Kaslik semtinde bulunan George Farah'ın lokantasına gidin. Yemekler leziz ve birbirinden kaliteli. Özel lahmacunları, mezeleri, etli pideleri, kebapları gerçekten leziz...

Beyrut'ta bu tadı bulabileceğiniz özellikle bir çok lokanta yer alıyor. Hemen her lokanta da, deniz ürünleri ya da et ürünleri de olsa mezelere yer veriyor. Sonra da kendi yemeklerini de getiriyor.
beyrut'ta bir cafe!

BEYRUT'TA EN İYİ LÜBNAN YEMEKLERİ BULUNAN LOKANTALAR

MHANNA: Geleneksel Lübnan Mutfağı'nın hemen her çeşit meze ve et yemeği bulabileceğiniz lokantalardan biri. Beyrut'ta Jal El Dib'de ve Bekaa Vadisi'nde Zahle'de şubeleri var. En büyük özelliği yeek bittikten sonra meyve ve tatlıların başka masada servis yapılması.

BURJ AL HAMMAM: Bir başka lezzet durağı. En iyi yemekler burada da. Keyifli servis. Yemek aralarında nargile, mırra ne isterseniz var.

SULTAN İBRAHİM: Adını Türkiye'deki barbunya balığının Lübnan'daki söylenişi olan "Sultan ibrahim"den alan lokanta, balık lokantası. Ama burada da her türlü Lübnan mezesi yer alıyor. beyrut içinde Aşrafiye'de, Jal Al Dib'de de şubeleri var.

LE PECHE: Beyrut'un dışında Junie bölgesinde.Deniz kenarında bulunan lokanta hem manzarasıyla hem yemekleriyle çok iyi. Balıkları lokantaya girip önce kendiniz seçiyorsunuz. Sonra da mezelerle birlikte roka salatası ile tadına bakıyorsunuz. Lübnan'da balıklar, yağda iyice kızartılıp bir tepsi içinde masaya getiriliyor. Üzerine isteyenler tahinli sosu döküp yiyorlar. Bu restoranda, her türlü deniz ürünü, hatta Japonlar'ın suşilerini bile bulabilirsiniz. Fiyatı pahalı ama değer.

BAŞKA NE YİYEBİLİRSİNİZ!

Aklınıza gelebilir. Beyrut'ta başka ne yiyebilirim diye. Bu soru bence hiç gelmesin. Çünkü Beyrut, bir batı ülkesinden farksız. Şehirde iki tane hard rock Cafe olduğunu söylersek şaşırmayın. Bu özellik hemen hemen hiçbir batı ülkesinde bile yok.
başlangıç için gelen turşularAyrıca fast food sevenler için de alternatif çok. Özellikle deniz ürünlerini severseniz, Beyrut'un bir çok yerinde şubeleri bulunan "Shirimpy" lokantalar zincirini mutlaka deneyin. Burasının özelliği Türkiye'de balık lokantalarında bile zor bulabileceğiniz kalamarı, fileto balık kızartmalarını size fast food olarak, hem de özel soslarıyla sunuyor. Kapasitenize göre, standart bir Sea Food Basket'te 2 parça fileto balık, 6 adet karides kızartması, patates tava ve içecek yer alıyor. Bu menöyü de, yaklaşık 6 Dolar'a alabiliyorsunuz. Hem de fiyatına değecek lezzette.
Beyrut'ta birbirinden kaliteli Fransız lokantaları, bistro tarzı cafeler, Uzakdoğu mutfağı kısacası aklınıza gelebilecek hemen her türlü yiyeceği bulma şansınız var.

Beyrut tatlılarından bir tepsiCANINIZ TATLI İSTEDİYSE SEA SWEET...
Beyrut'un amur işi tatlıları da çok ünlü. Özellikle kaymak yerine tatlılara konulan özel peynir, ağır olmayan bir lezzet yaratmış. Bunun için en ideal yer, Kaslik'te ve şehirde şubesi bulunan Sea Sweet pastanesi.

Burayı mutlaka bulun. Keşfedin. Tatlılarının tadına bakın. Özellikle sabahları yapılan ve öğlene kadar biten bizim künefe diye yediğimiz tatlının türünü bulun. Çünkü bu tatlıyı beyrutlular, sabahları sandvic ekmeği içine koyuyor, üstüne de gülsuyu döküp yiyor...

Künefe, Türkiye başta olmak üzere bir çok Arap ülkesinde de bulunabilen bir tatlı. Ancak Beyrut künefesinin tadı ve özelliği bir başka. Öncelikle bütün ülkelerde tepsi içinde satılan künefe tatlısı burada genellikle ve de sadece sabahları bulunabiliyor. Evet yanlış okumadınız Beyrut'ta insanlar künefe tatlısını sadece sabahları yiyor. Hem de inanılmaz bir şekilde.

Beyrut'ta künefe konusunda tek diyebileceğimiz yerlerden olan Sea Sweet Pastahane zincirlerinin şubelerine künefe almaya gittiğinizde, karşınıza söyle bir manzara çıkıyor.

Yaz mevsiminin tadını cıkaran Lubnanli güzel.HAMBURGER EKMEĞİ İÇİNDE KÜNEFE!
İçeri giriyorsunuz. Pastanenin uygun bir yerinde tepsinin başında hijyen kurallarına uygun servis görevlilerini görüyorsunuz. Bir kaç kişi tepsinin başında duruyor. İlk kez görünce şaşırıyorsunuz. Bu insanlar ne yapıyor diye. Kasaya gidip künefe istediğinizi söylüyorsunuz. Türkçe 'de olduğu gibi biraz değişik bir söyleniş tarzıyla künefe, orada da künefe. Fişinizi alıyorsunuz. Tepsi başındaki kıza veriyorsunuz.

Altında kısık olarak ateşin yandığı tepsinin yanındaki kız elini yanda bulunan torbanın içinde sokuyor. Bir hamburger ekmeği alıyor. Şaşkınlıkla bakıyorsunuz. Bu ekmeğin künefe ile ne alakası var diye kendi kendinize soruyorsunuz.

Kız, ekmeğin ortasını açıyor. Bir eliyde de yanında bulunan kepçeyi alıyor. Ekmeğin içine, yanında bulunan şerbet kovasına kepçeyi daldırarak şerbeti koyuyor. "Ne oluyor. Durun bir dakika" bile diyemeden şerbet ekmeğin içine boca ediliyor. Sonra da kız eline spatulayı alıyor. Tepsinin içinde belli büyüklükte bir dilim künefeyi kesiyor. Onu alıp ekmeğin içine koyuyor. Sonra size uzatıyor.

Bunu ilk kez gören Türkler ve batılılar tabii ki şok geçiriyor. Yemeklerden sonra yediğimiz künefe burada sabah kahvaltısı niyetine yeniyor. Hem de sandviç ekmeğinin içine konularak!!! Hem de içine bir kepçe şerbet boca edilerek.

Ancak ilginç olan, bir kepçe şerbet ekmeğin içine konulmasına rağmen, bizde bir porsiyon herhangi bir tatlı yediğimde gördüğümüz, hissettiğimiz ağırlığı burada hissetmiyorsunuz. Bitirdiğinizde rahatsız olmuyorsunuz.

Evet ben de bir iki kez şaşkınlık geçirdim ilk kez görünce. Ama her sabah olmasa da ayda bir kez yemeden yapamıyorum bu nefis sabah kahvaltısını!

Ancak gittiğiniz lokantalarda zaten önünüze gelecek ama, mutlaka bir de dağ domatesinin tadına bakın. Lübnan dağlarından hormonsuz olarak yetişen bazılarının bir tanesi bile bir kiloya yaklaşan özel domatesler gerçekten iştah açıcı.Ayrıca mangoları, ananasları, pataya gibi meyveleri de rahatlıkla tadabilirsiniz.Yani yemek yönünden Beyrut, ideal yerlerden biri. Parasına bakmazsanız tabii ki.

Tebbula ve Felafel lübnan mezelerinin kral ve kraliçesiDAĞ DOMATESİ!
Ancak gittiğiniz lokantalarda zaten önünüze gelecek ama, mutlaka bir de dağ domatesinin tadına bakın. Lübnan dağlarından hormonsuz olarak yetişen bazılarının bir tanesi bile bir kiloya yaklaşan özel domatesler gerçekten iştah açıcı.

Bu domatesleri, masaya yemek öncesi büyük salata tabağı içinde getiriyorlar. Ama kişi başına yarım marul, birkaç salatalık, havuç, turp düşen bir salata tabağı. Bu başlangıç olarak masaya geliyor.

Domatesi her yerde olmasa bile bazı yerlerde, yuvarlak dilimler halinde kesiyorlar. Tabağa dizdikten sonra, üstüne de, ezilmiş sarımsak sürüyorlar. Başlangıç olarak bunu yiyorsunuz. Gerçekten domatesin lezzeti sarımsakla birleşince ortaya çok güzel tad çıkıyor.

Ayrıca mangoları, ananasları, pataya gibi meyveleri de rahatlıkla tadabilirsiniz.

BARBIR:
Beyrut'a gidince mutlaka tadına bakmanız gereken bir başka yiyecek ise, Hamra Caddesi'nin üst kısmındaki cadde de ve Hamra'dan şehir merkezine Solidere dönerken cadde sonunda bulunan Barbır sandviçcisinde satılan yiyecekler. Burası bildiğimiz sandviçcilerden hiç değil.

Bir şubesinde oturarak bir şubesinde ise ayakta sandiç yiyorsunuz. 24 saat açık. Her zaman da önü dolu. Özelliği ne diyorsanız söyleyeyim. En az 50 çeşit sandiç yapıyorlar. Bunlar arasında karidesli, balıklı, çin tavuklu, beyinli, ciğerli, kebaplı, sandiçler başı çekiyor.
Ayrıca Lübnan yemekleri de var. Bunları da özel kaplarında dışarı da alabiliyorsunuz.

Burada sandiç yemenin en büyük zevki, tertemiz dört ayrı vitrinde sizlere sunulan çeşitler arasında seçim yapmak. En zor kısım bu. Aklınıza gelen her türlü sandiç var.
Özelliği ise, sandviçe koyacağınız ürünü seçip parasını ödüyorsunuz. Sonra da fişi görevlilere verince gerisi geliyor. Onlar önce ekmeği mikrodalgada ısıtıyor. Sonra içine isteğe göre deniz ürünü yiyorsanız mayonez sürüyor. Yoksa tavuklu ürünler için sarımsak sürüyor. Üzerine seçtiğiniz ürünü koyup tost makinası yerleştiriyor. Orada iyice ısınan ve kıvamına gelen ürün alınıp bu kez içine, salatalık turşusu, mantar, mısır, salatalık gibi yeşillikler ve ürünler konuyor.

Sonra size veriliyor. Afiyetle ve parmaklarınızı yiyerek bitiriyorsunuz.

MUTLAKA TADIN! Burada mutlaka, Filedelfiya denilen et ve tavukla yapılan sandviçin tadına bakın. Yalnız biraz büyük bir sandviç olarak yapılıyor ona göre. Ancak bu güne kadar bunu alıp da bırakanı ya da yemeyeceğim diyene rastlamadım.

Gerçekten lezzet şöleni. Özellikle etle yapılan sandviç için önceden hazırlanan etler, soğuk depodan çıkarılıyor. Özel ocak üstündeki ızgarada et, mantar, soğan, ve biberle soya dökerek sote ediliyor. Sonra da kıvamına gelince ateşten almaya yakın üstüne bir dilim kaşar konulup eritiliyor.
Sandviç ekmeği ızgaraya konulup ısıtılıyor. İsterseniz ekmeğin içine avakoda sürülüyor. Evet ezilmiş avakado. Sonra da içine lezzet damlayan ızgaradan alınan bölüm konuluyor.
Bunu yemek ise ayrı zevk. Bugüne kadar bunu yemeyi reddedeni görmedim. Lezzetini de beğenmeyen olmadı.

lubnan mezeleri ve çiğ etlerBREAKFAST AND BREAKFAST YANİ, B2B.

Lübnan'dan çıkan bir başka fast food zinciri de burası ve mutlaka bir gün sabah, öğlen ya da akşam tadına bakılmalı. Buradaki ürün sayısı da 150'ye yakın. Yani her gün yeseniz bile bıkmanız mümkün değil. Neler mi var. Neler yok ki demek lazım.

Öncelikle Lübnan'a özgü pizza hamuru üstüne yapılan dağ kekikli, ya da peynirli, karışık, sucuklu yani akla gelen hemen her şeyin konulduğu "manakiş" dedikleri, unlu ürünler. Ayrıca her türlü pizza, tavuklu sandviç (özellikle Picasso denilen özel ürünleri), doğal meyve suları tadına bakılmalı.
Burası o kadar lezzetli ürünler sunuyor ki, Beyrut'a Türkiye'den gelip en lüks otelde kalan, akşamları en lüks restoranlarda yemek yiyen bazı Türk dostlar, sabah ve öğlen yemekleri için otelden kendi araçlarıyla B2B'nin şehir içinde bulunan 7 şubesinden birine gidiyordu.

Lübnan'dan çıkan ve gelenekselle bilinen günümüz mutfağını harmanlayan B2B, şimdi Suudi Arabistan, Kuveyt gibi ülkelerde şube üstüne şube açıyor. Bütün ürünler de Türk damak tadına yakın.

GEORGE FARAH... MUTLAKA GİDİLMELİ!
Mesleğe el arabasıyla yiecek satarak başlayan George Farah, kendi adını taşıyan restoran zincirinde, Lübnan yemeklerinin hemen her çeşidini en lezzetli ve en hızlı bir şekilde müşterilerine sunuyor.

Burası da mutlaka ziyaret edilmeli. Lübnan yemeklerini en uygun fiyata en lezzetli burada yiyebilirsiniz.Beyrut'a Kaslik semtinde ve Eşrefiye'de şubeleri var.

FELAFEL...
Beyrut'a gelince tadına bakılacak lezzetlerden biri de tabii ki Felafel. Arap ülkelerinin hemen hepsinde bulabileceğiniz en ucuz, en doyuru bu ürün, bakla ezmesinin kızgın yağda kızartılmasından ibaret.

Türkiye'de bilinen mücveri andıran bir tadı var. En lezzetli felafeli Beyrut'ta Arax isimli büfe grubunun işlettiği yerlerde yiyebilirsiniz. Bir çok yerde şubesi var.

Siparişi verdiğinizde, üç tane kızarmış felafel, Türkiye'de bilinen saç ekmeği biçimli ekmeğin içine konuluyor. Üstüne domates, salatalılık turşuşu ve tahin ekleniyor. Yanında cola ya da ayranla yediğinizde rahatlıkla doyurucu bir öğün oluyor.

En önemlisi de fiyatı çok ucuz. İçecekle birlikte 2 dolara karnınız doyuyor.

Felafel özellikle Mısır'da çok bilinen ve yenilen bir yemek çeşidi. Mc Donald's larda, "Felafelli hamburger" bile var.

©Bu sitenin her türlü yayın hakkı Eyüp Coşkun'a aittir.
İzni alınmadan kesinlikle kullanılamaz.